Coğrafi Yapı

YÖRENİN ŞEKİLLENMESİNDE ETKİLİ OLAN KUVVETLER

Ülkemizi ve dolayısıyla bölgeyi etkileyen başlıca dağ oluşum hareketleri; Kaledoniyen, Hersiniyen ve Alp Orojenik hareketleridir.
Mesozoyik başlarından itibaren Anadolu’nun kuzey ve güney kesimlerine yerleşen Tetis Jeosenklinalinde biriken çeşitli tortul malzemeler, Mesozoyik sonundan itibaren jeosenklinal alanın daralmasıyla kıvrılarak su üstüne çıkmıştır.Oligosen sonuna doğru Alp orojenik hareketleri en şiddetli safhasına erişmiş, böylece jeosenklinal havzasında biriken tortullar kıvrılarak dağları oluşturrmuştur. Miyosen’den itibaren Doğu Anadolu sıkışmaya uğramasıyla Kuzey Anadolu yırtılma fayları meydana gelmiştir.Üst Tersiyer’den itibaren Epirojenik hareketlere bağlı olarak yöre yükselmeye başlamış, daha önce dağ kuşaklarının bulundukları yerlere kurulan Murat Nehri bu yükselme hareketlerine paralel olarak yatağını derine doğru kazımış, böylece yüzlerce metre derinlikte antesedant-epijenik yarma boğazlar ve vadi meydana gelmiştir.Kaf Köyü’nün hemen yanı başından akan, yöre halkı arasında  “Laa” olarak bilinen çay, Murat Nehrine kavuşan bir tali akarsu olduğu için yatak seviyesini bu nehre göre kazımış,birkaç yüz metre derinlikte bir vadi meydana getirerek köyün kurulduğu alan ile köyün karşısında yer alan ve yöre halkınca “merg”-“Deşt” olarak bilinen düzlüğü birbirinden ayırmıştır. Bu çay Murat Nehrine kavuştuktan sonra yatağını geriye doğru aşındırmaya başlamış ancak sert kayalardan oluşan yatak kısımları aşınamamış bu durum sonucunda da irili ufaklı bir çok şelale oluşmuştur.

kaf_harita

YÖRENİN YÜZEY ŞEKİLLERİ

Kaf Köyü,Yüksekliği fazla olmayan tepelerin düzlüklerle birleştiği yamaç eteklerinde  kurulmuştur.Genel olarak köyün kurulduğu alan, güneye doğru meyillidir.Bu meyilli alan üzerinde farklı büyüklüklerde tarımsal faaliyetlerin yapıldığı tarlalar yer almaktadır.”La” olarak bilinen akarsuyun yatağını yüzyıllar boyunca aşındırmasıyla derin bir vadi oluşturmuştur.Vadi boyunca,erozyona bağlı olarak yer, yer yarlara (uçurumlara) rastlanmaktadır.Genel olarak köyün kurulduğu alan, hafif engebeli ve yüksekliği fazla olamayan tepelerden oluşmaktadır. Kaf köyünün güneyinde Akça kara Dağı, Kuzeyinde ise Şerafettin Dağları uzanmaktadır.

 SAMANLIK MEZRASININ (KAF KÖYÜ’NÜN) İKLİMİ:

 Şekil : 1- 1975-2006 Döneminde Samanlık Mezrası’nın Yağış  ve Sıcaklık Grafiği

1

Yörenin iklimini etkileyen faktörlerin başında; hava kütleleri ve coğrafi etkenler gelmektedir.Şöyle ki;Sonbahar başlarından itibaren kuzeydoğudan (Sibirya’dan) Anadolu içlerine doğru soğuk ve kuru olan polar hava kütlesi (cP) sarkmaktadır.Bu dönemde açık gökyüzü ve soğuk havanın egemen olduğu iklim şartları görülmektedir.Yörenin ortalama yükseltisinin de fazla olmasından dolayı hava sıcaklığı oldukça düşmekte ve kar örtüsünün yerde kalma süresi yaklaşık olarak dört ayı geçmektedir.Kış döneminde en düşük sıcaklıklara Ocak ayında rastlanmaktadır (ort. -20°C), bu ayı sırasıyla Şubat ve Aralık ayları takip etmektedirler (Şekil:1).Bu dönemde daha sıcak olan hava kütlelerinin geçişi esnasında zemin radyasyon sisleri oluşmakta ve görüş mesafesi düşmektedir. Mart ayından itibaren, kış mevsimi boyunca egemen olan Karasal polar hava kütlesi kuzeye doğru çekilmekte ve yerini yavaş ,yavaş sıcak olan tropikal hava kütlesine bırakmaktadır.Bu duruma bağlı olarak hava sıcaklıkları Mart ‘tan itibaren yükselmeye başlamaktadır. En yüksek ortalama sıcaklıklara Temmuz ve Ağustos aylarında rastlanmaktadır (ort. 25°C ).Ekim’den itibaren karasal polar kava kütlesinin etki alanını güneye doğru genişletmesiyle sıcaklıklar düşmeye başlamaktadır.
Yörede en fazla yağış alan dönem ilkbahar ve yaz başlarıdır.İlkbahar sonu ve yaz başlarından itibaren zeminin ısınmasına bağlı olarak yükselen nemli hava kütleleri soğumakta ve böylece konveksiyonel yağışlar oluşmaktadır.
Yağışlar, en fazla Nisan ayında düşmektedir (ort.105 mm , şekil;1). eylül ayından itibaren de hava kütlelerine bağlı olarak yağışlar meydana gelmektedir.Kış mevsiminde yağışlar, kar şeklinde kendini belli etmektedir.

BİTKİ ÖRTÜSÜ:  

Yarı nemli,soğuk iklim şartlarına bağlı olarak köyün bitki örtüsünü;

Stepler

Meşe ormanları

Sub alpin çayırlar oluşturmaktadır.

Step Kuşağı:

Bu kuşağı, Geven(Astragalus), Çoban yastığı(Acontholimon), Kekik(Thymus), yavşan otu, Kılıç otu, Çakır dikeni, Adaçayı, Kanarya otu, Çiğdem, Çayır içgülü, Menekşe, Sarmaşık, Sığır kuyruğu,(Vılazerd) Kardelelen (Kolbiza), kokulu ot, kenger(kinger), Yemlik(Marşıng), Kuzu kulağı (Tırşık), Isırgan otu (Yakçık), Goşparğık Gelzun, Mende,Helerg,Venek, Lağendur,Selmı,lelek,Darek, pıngi, Kardı, ve Semizotu(Pelpar), Sumak (Sımak), Böğürtlen  oluşturmaktadır.
İlkbahar yağışlarıyla yeşeren bu kuşak, Mayıs ayının sonlarından itibaren artan sıcaklıklara bağlı olarak kuruma eğilimi göstermektedir.

Kültür Bitkileri:

Ceviz, Elma, Armut, Dut, Kayısı, yabani kiraz (lektır), Şeftali, Mürdüm eriği, Muşmula,(Mışmış) Vişne, Badem, Dardağan, Yabani üzüm (zonğur) Alıç (Sez, gunc) ve Ahlat’tan oluşan toplulukları kültür bitkilerini oluşturmaktadır. Özellikle vadi içlerinde ceviz ağalarına oldukça sık rastlanmaktadır.

Orman Kuşağı:

Bu kuşağı oluşturan başlıca türler ise; Ardıç, Meşe(Azgıler,Lağper,Şınager), Dişbudak(Vener), Çınar’dır. (Vızuler), Kuzoner Yörede en yaygın olan ağaç türü, meşelerdir.Meşeler, yaz mevsiminde bilinçsizce aşırı bir şekilde budandığı için genel olarak çalı formunda kalmıştır.

Sub alpin Kuşak:

Köyün kuzey ve kuzey batısında uzanan platolara,yaz mevsiminde daha fazla yağış düştüğü için uzun boylu çayırlar yetişmektedir.Bu kuşak, hayvanların beslenmesi bakımından büyük önem taşımaktadır.Bu nedenle yaz mevsiminde köy ahalisi, hayvanlarını otlatmak, hayvansal ürünleri elde etmek amacıyla buralara mevsimlik göçü gerçekleştirmektedirler. Yaylaları; Ware Hısorag Corin, Hısorag cerin, Ware diyar, Ware Aşkup, Ware Merg, bunların başlıcalarıdır.

EKONOMİK FAALİYETLER

1- Hayvancılık :

Köyde yaşayan insanların en önemli geçim kaynaklarını; hayvancılık faaliyetleri oluşturmaktadır.Yağışların mart , nisan ve mayıs aylarında yoğunlaşması, yörede uzun boylu otların yetişmesine imkan sağlamaktadır.Özellikle,köyün karşı tarafında yer alan ve köylülerce merg, Deşt olarak bilinen düzlükte ve yaylalarda otlak alanlar geniş alanlar kaplamakta, hayvanların beslenmesinde önemli bir potansiyel oluşturmaktadır.Ayrıca yaz mevsiminde meşelik alanlar budanmakta, elde edilen yapraklar (velg) kış mevsiminde keçilere yem olarak verilmektedir.Çeper olarak bilinen dallar ise kışın yakacak olarak kullanılmaktadır.Köyde beslenen başlıca büyük baş hayvanlar; Doğu Anadolu yerli sığırı, koşum ve yük hayvanı olarak da eşek ve katır’ dır.Yörenin dağlık bir yapıya sahip olmasından dolayı, küçükbaş hayvan olarak keçi beslenmektedir. Köyde arıcılık ta yapılmaktadır.

2-Tarım:

Tarım alanları oldukça sınırlıdır.Yetiştirilen başlıca ürünleri; tahıllar grubundan; buğday, arpa,darı,sebzelerden ise domates,salatalık,biber, patlıcan,taze fasulye, kabak, yumrulu bitkilerden; patates, soğan, turp (tar), oluşturmaktadır. Meyvecilik açısında köy, civar köylere göre oldukça zengin sayılmaktadır. Elma, armut, yabani vişne, kiraz,kayısı,şeftali,mürdüm eriği, üzüm,dut,ceviz ve badem yetiştirilen başlıca meyvelerdir.

3-Odunculuk:

Meşelik alanların yaygın olmasına bağlı olarak odunculuk faaliyetleri de yürütülmektedir.Ancak orman bakanlığının ağaçların kesim ve budanma standartlarına uyulmamaktadır.Bu durum, meşe ormanlarının azalmasına ve çalı formunda kalmasına neden olmaktadır.

NÜFUS VE YERLEŞME:

Köy, bu yörenin en eski ve ilk yerleşim yeridir. İki mahalle halinde kurulmuştur, her mahalle beşer evden oluşmaktadır. Köy evleri birbirine bitişik olarak inşa edilmiştir. Oyma ve kabartma yün taşlarla ön dış duvarları yapılmıştır.  Yani yerleşim şekli; doğrusal bir çizgi halinde uzanmaktadır. Evin tavan kısımları ahşap kavak tahtadan olup üzerine hayvan figürleri boyalarla işlenmiştir.
Geçmişten günümüze kadar olan süreçte, köyün hane sayısı 10’u geçmediği bilinmektedir. En fazla sekiz hane olduğu zaman bir hanesi göç etmiştir. Rivayetler bu durumu “köyün atalarından birinin bedduasını almıştır” şeklinde yorumlanmaktadır. Köy I. Dünya savaşından bu yana üç kez toplu göç yaşamıştır ve göç sonrasında köye çok az dönen köylüler olduğu bilinmektedir.  1. göç; Rus işgali sırasında olmuştur. Köyden göç edenler Urfa ili, Siverek ilçesi, bizlere aktarıldığı üzere eski adı Tezhırab olarak söylenen köye yerleşmişlerdir. Rusların geri çekilmesinden sonra köye sağ kalanların bir kısmının döndüğü bilinmektedir. 2. göç ve 3. göç derken son göçte köyden çıkanların bugün oluşturduğu aile sayısı 45 olarak sayılmaktadır. Bunların çoğu Bingöl ilinin Solhan ilçesinde ve Muş ilinde bulunmaktadır. Son verilere göre köyün nüfusu 30 kişi dolayında olduğu saptanmıştır.
Köy sürekli olarak göç vermektedir. İç göçe katılanların çoğunluğunu okumuş nitelikli kişiler oluşturmaktadır.

Göçün başlıca nedenleri;

Tarımsal toprakların miras yoluyla parçalanması

Tarımsal alanlarda verimin azalması

Eğitim ve sağlık koşullarının yetersizliği

Terör

Herhangi bir kamu veya özel kuruluşta işe başlama

İklim koşularının elverişsizliği

Yaşam koşularının ağır olmasıdır.

Köyde ortalama yaşam süresi, 70 yaş civarındadır. Son yıllarda sağlık ve beslenme koşullarının iyileşmesine bağlı olarak ortalama yaşam süresi artmıştır. Köyün ilk kurulduğu alan, köyün karşı tarafında yer alan “ Merg “ olarak bilinen peneplen düzlük olduğu sanılmaktadır. Su kaynakları ve tarım alanlarının yetersizliği, köyün en önemli ot potansiyeline sahip merası  olması nedeniyle bugünkü köyün kurulduğu alana taşınıldığı kabul edilmektedir.

Son Haberler